Diplomasinin ’Evet’,’Belki’ ve…     İşgal Uçakları Kobani'dek…     Müslüman Öğrenciler İÜ'de…     Kürt Ulusalcılarından PYD'…     Hasip Yokuş ile Kobani'de…     Zazaca dersi için 2 öğretmen a…     “Bir avuç zevat Bingöl’de taş …     Yusuf Çoşkun İnsanları Ekmeğin…     Devecik Köylüleri Bingöl’ün Su…     Barış; “Gazze halkı topluca ka…     Emirlik İlan Eden Nusra: Kudüs…     Arapların İsrail’le savaşmasın…     Filistin’e Ağlarken, Zalimlere…     Dörtyol Kulesi Önünde Zazaca S…     “Hukukun Üstünlüğü Bingöl’de Dž     "Kış aylarında dışarıda ateş y…     İki Zulmün Arasında Bir Köy: X…     ’Mezar-türbe’ düşmanlığı ve ku…     Katilin Yüzsüzlüğünün Bu Kadar…     Siyonist Saldıları Sonucu Şehi…     Bingöl Belediyesine bağlı bir …     Genç’te Zazaca Tiyatro Şenliği     Zazana Dergisinin 6. Sayısı Çı…     Kur'an'ın ilk kez Za…     Yusuf Çoşkun İşten Çıkartılmam…     Cevdet Yılmaz'a Teşekkür …     İslam Devleti'nin hilafet…     Adını değiştiren IŞİD hilafet …     Irak, Üzerinde Yeni Bir ‘Kurtl…     Netanyahu: Kürtler Bağımsızlığ…     Hemşerimiz Bingöl Bitlis Sempo…     Hüseyin Çelik: Kürdistan kurul…     “Boşaltılan karakollar muhtarl…     Bayram'dan Yılmaz'a,…     Bingöl İle İlgili Korkunç Para…     Zaza Dilindeki İlk Tez Kabul E…     TOKİ Allah’ın izniyle Solhanım…     ÇELİKER: MEMURLARIN İŞ GÜVENCE…     Bingöl İntiharda Türkiye Üçünc…     Bingöl Üniversitesinde Skandal…     GÜNDEMDEKİ SORUNLAR VE AKILLAR…     Bakan Yılmaz’ın Bingöl Konusun…     BARAKAZİ : “KÖYLÜ SUYU VERMEK …     ANF’nin Zikri Dinini Ortaya Ko…     Yedisu İlçesinde Yaşanan Tecav…     TBMM'den vekillere IŞİD r…     TARİHİ KÖPRܒNÜN YIKIMI DURDUR…     Depolar çözüm olmadı, şehir su…     Bir Dokun, Bin ‘Ahh’ Dinle, ‘K…     Milli Eğitim Müdürü Demirci Gö…     İlçe Milli Eğitim Müdürü Fevzi…     Çocuğu Kaçırılan Anneleri BDP …     Kendine Yabancı Dil, Zazaki     Aslan : “Zazaki yok oluyor”     Entrikaya Ayarlı Bir Siyaset İ…     Oturma Eylemi Yapan Ailelerin …     N. Barzani: Musul ve Çevresi S…     Genç'te yola döşenmiş pat…     STK’lar Tarihi Köprü’de Bir Ar…     Karakoçan'da 1'i BDP…     BÜRKEK: “EMNİYET GÖRÜNTÜLERİ P…     IŞİD’in Arkasında Stratejik Bi…     Annelerden Özgür Gündem`e Yala…     Sadr'dan Büyük Yürüyüş Ça…     IŞİD: “1700 Şii Askeri Kurşuna…     Bingöl'de "Süleymancılık …     Irak Müslüman Alimler Heyetind…     ‘Irak ve Şam Diyarları’ndaki C…     IŞİD İngiltere ve Fransa'…     KCK Taktik Değiştirdi: Yol Kes…     Baluken'in eylemleri prot…     Bdp/Pkk Yandaşları Bingöl'…     Bingöl’ü bilinçli bir şekilde …     BİNGÖL'DE BDP- ALPEREN ÇA…     Saddam'ın Kızı Konuştu!     Sistani’den IŞİD`e Karşı `Ciha…     Yoksa Ben Gizli Bir Laik Miyim…     Annelerin Acıları İkiye Katlan…     PKK, Adam Kaçırmaya Devam Ediy…     Çeliker'den Yönetici Atam… 
Küçült/Büyüt :haberleryi küçült haberleryi büyüt

Zaza Kelimesinden Rahatsız Olanları Tuhaf Buluyorum…

Okuma: 10878 Tarih: 13.08.2013
Beğen(me)
 +3 
Haberi paylaş:
İlgili Haberler

Radikal gazetesinden Ayça Örer’e bir söyleşi veren müzisyen Mikail Aslan, Kürt Ulusalcılarının, Zazaca diline karşı duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle ifade etti:



Zazaca müziğin önde gelen isimlerinden biri Mikail Aslan. Siyasi zorunluluklar yüzünden gittiğiAlmanya ’dan Türkiye ’ye müziğiyle uzanan Aslan, Xoza albümüyle yoluna devam ediyor. Xoza ‘nadas’ demek. Giderek bozulan Dersim coğrafyasından dem vurarak, “Yozlaşma, toplumu kendi değerlerine yabancılaştırma o toplumu sersem bir şekilde kültürüne, tabiatına karşı yıkıcı yapıyor” diyor. Albümün yönetmeni Cemil Qoçgiri. Repertuvarın çoğunluğu Mikail Aslan bestelerinden oluşmakta. Munzur Irmağı için yaptığı ‘Adırê Zerrê Ma’ adlı esere, Erkan Oğur eşlik ediyor. Albümde bir Ezidi kılamıyla Seyyid Nesimi’ye ait bir de deyişe de yer verilmiş. 


Çift ülkeli bir müzisyensiniz. Bir ayağınız Almanya’da, bir ayağınız Türkiye’de. İki ülkede birden çalışmak nasıl?

Benim Avrupa’ya göç etme sebebim o zamanki koşullarla ilgiliydi. 12 yıl dönemedim. O 12 yıl içinde Türkçe-Zazaca müzik yapmak o kadar rahat değildi. İlk kayıtlarımı Almanya’da yaptım. O da bana rahat bir imkân sundu. Yabancı müzisyenlerle tanıştım. Türkiye’de üzerimizde yaratılan politik korkudan, manipülasyondan uzak kaldığımız için kendimi dinlemeye zamanım oldu. İmkânsızlık bize bir şekilde renk kattı. 

80 sonrası yalnızca politik müziğin üzerinde değil, Kürtçe/ Zazaca müziğin üzerinde de baskılar yoğunlaşmıştı. 

Biz albümlerimizi yaptığımız zaman, Zazaca söyleme eğilimimiz ailemiz içinde bile tuhaf karşılandı. Neredeyse herkes Türkçe müzik yapıyordu. Kürtçe ve Zazaca müzik yapınca tepkiye neden oldu. Ailem bile “Ne yapmaya çalışıyorsun” dedi. İkinci- üçüncü albümden sonra bu sempatiye dönüştü. Bir toplumun arayışları önce onların sanatçılarında meydana gelir. O zaman bizdeki bu arayış kendi toplumumuzdaki kimlik ve kültür arayışına denk geldi. Kendi kimliğini sahiplenme, asimilasyona karşı durma toplum içinde yayıldıkça müziğimiz daha çok taban bulmaya başladı. Özellikle Zazaca ve Kürtçe müzik dili anlamayan insanlarda da bir karşılık buldu. Bu sanatla ilgili bir şeydir. İnsanlar güzel bir müzik yaptığı zaman hangi milletten olursa olsun bir taban bulur diye düşünüyorum. 

Dersim asimilasyonun yoğun yaşandığı bir bölge. Var olan türküleri tekrar gün ışığına çıkardınız. Burada parçaları nasıl birleştirdiniz?

O çok zor bir işti. Önce çocukluğumda duyduğum klanları söylemekle başladım. Aile içinde söylenen türkülerle yola çıktım. Hasan Saltık’ın isteğiyle de okudum. Onun toplum içinde bu kadar yankı bulacağını beklemiyordum. Kaydedilmiş bir arşivimiz yok, sözlü tarihimiz zayıf. Köylerimizde oradan buradan elimize düşen birkaç parçayla yola çıktım. Zamanla dili anladıkça, onun edebiyatı üzerine yoğunlaştıkça daha iyi bir üretim yapabildim. Ben belki modern zamanlarda yaşayan bir insanım ama bazı çalışmalarım o geleneğe paralel geldi. Yaptığım çalışmaların yüzde 30’u eskiye dayanıyor, geri kalanı kendime ait. 

Bu albüm nasıl oldu?

Bu da aynı şekilde. 10 şarkıdan 8’inin ya sözü ya müziği bana ait. İnsanlar çalışmalarımızı “bu çağın ozanları” olarak sahipleniyor. Müzikal mirasımızın devamını gösteriyor. Müziğimize yabancı şeyleri almaktan ama alırken kaynaştırmaktan yanayım. Bizde maalesef kültürel, tarihsel mirasa ilgi 1965’ten sonra başlıyor. İnsanlar gidip kayıt yapmış. Onlar da yurtdışında yaşayan insanlara köy hasreti çekmesin diye gönderilen kayıtlardan oluşuyor. Gurbetçi gelmiş, kendi köyünde bağlama çalıp söyleyen insanları kaydetmiş. Sayıları çok az insan derleme toparlamaya girişmiş. Bunlardan birisi Cemal Taş. O sağ olsun ben daha memlekete gidip gelemezken o kayıtları bana gönderirdi. O kayıtlardan faydalanma şansım oldu onun sayesinde. 

Buraya gelemezken ne hissediyordunuz?

Bir kuyunun başında kuyuya bir taş atarsınız. Bir türlü sesini alamazsınız. Benim yaptığım ilk çalışmaları gönlümden geldiği gibi yaptım ama yankısının ne olduğunu bilemiyordum. İlk sesi memlekete gelmeden, insanlar albümle beraber fotoğraf istemeye başladığında gördüm.

Türkiye’de son birkaç yıldır hem Kürtçeyle hem Zazacayla barışık yaşamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla yasaklı hal bir nebze kırıldı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlk etapta şiddetin durması çok önemli. Bu çok büyük bir kazanımdır. Bu meselenin en azından bölünme, parçalanma fobisinden kurtarılması önemliydi. Kürtlerin hakkından bahsettiğimiz zaman bu ille bölünme demek olmuyor. Uzun yıllardır özellikle medya bu konuda çok suçlu. Son yıllarda insanlar konuşuyor ve insanlar kimsenin ülkeyi bölmek gibi bir niyeti olmadığını görüyor. Ferahlamak için erken. Bir sürece girdik ama bunun arkasından gerçekten haklar verilecek mi, silahların bir daha patlamaması için gereken sorumluluk yerine getirilecek mi, bu sorular duruyor. Biz Kürt müzisyenler olarak Avrupa’nın en büyük salonlarında konser verebiliyoruz ama Türkiye’de bir Cemal Reşit Rey’e çıkamıyoruz. Türkiye’de müziğimiz uzun yıllar düğün salonlarında, barlarda icra edildi. Kürt müziği denildiği zaman “Acaba burada bir olay mı olacak?” fikri uyanıyordu. 

Kürt müziği politik bir kimlikten de soyunmakta güçlük çekmedi mi?

Benim açımdan bu iş biraz daha zor. Biz sanatçı olarak algılanamıyoruz. Çünkü bizim dilimizle beraber, taşınan büyük sorunlar var. İnsanlar bizim müziğimizden önce bizim siyasal düşüncelerimizle ilgileniyor. Bizim sanatımıza sıra gelmiyor. Türkler içinde Kürt olmak, Kürtler içinde Zaza olmak, Zazalar içinde Dersimli olmak, Dersimliler içinde Alevi olmak… Müziğin o kadar dezavantajları varken, bizim müziğimizin sanat kriterlerine göre değerlendirilmesi çok zor. 

Sıkılmadınız mı bu durumdan?

Sıkılıyorum. Ben 15 yıl önce kendi müziğimde Kürt meselesini, Zaza meselesini, Alevilik meselesini çözdüm. Benim için çok geride kaldı bunlar. Ben şimdi başka bir penceredeyim ama gittiğim her ortamda aynı yerden tartışmaya başlıyoruz. Bu bana artık çok zor geliyor. Hâlâ kendi anadiliyle barışmamış insanlarla karşılaşıyorum. Müziğimiz Japonlar, İskoçlar tarafından seslendiriliyor, hâlâ kendi halkımızın gönlüne koyamadık. Kemalizm mi diyelim, resmi ideoloji mi diyelim bilmiyorum, halkımızın gözünde dilimizi en değersiz yere koymuş. Keşke ben bir dille müzik yapsaydım ve o dil böyle sorunlar taşımasaydı. 

Albümde nasıl şarkılara yer verdiniz?
 

Albümde 10 tane şarkı var. Bir tanesi Seyyid Nesimi’nin. Ondan bir beyit söyledim, müziği bana ait. Onun dışında özellikle Ezidilerin yaşadığı bölgelerde onların baba-oğul söyledikleri bir kılamı seslendirdim. Diğerleri kendime ait. Eskiden Munzur’un suyunu sütümüzü mayalamak için kullanırdık. Şimdi biz kirletiyoruz Munzur gözelerini. Bu albümde öyle bir şarkı yazdım. Sevgili Erkan Oğur da bana eşlik etti. Kendi kimliğine yabancılaşan insan, kültürüne de her şeyi yapabiliyor. Kendi anadilini unutan insan her türlü kötülüğü yapabilir. Doğal olarak yozlaştırma, bu toplumu kendi değerlerine yabancılaştırma o toplumu sersem bir şekilde kendine, kültürüne, tabiatına karşı yıkıcı bir hal alıyor. 

Zazaca üzerinden de tartışmalar sürüyor. Bu tartışmaları nasıl buluyorsunuz?

Yılmaz Güney “Babam Kürt, annem Zaza” dediğinde kimse onu eleştirmemişti. Bugün şaşıyorum, en son Türkiye parlamentosunda bir BDP milletvekili “Zazalar da Kürttür” diye tepki gösterdi. Olabilir ama bunun dışında Zazaların bir dili var, kültürleri var, müzikleri var. Onun için Başbakan Erdoğan Bingöl’de Kürtler, Zazalar dediği zaman, Kürt kelimesinin yanında Zaza kelimesini kullanmasından rahatsız olanları çok tuhaf buluyorum. Yıllardır tektipleştirmeye karşı mücadele veriyoruz, kendimiz de o tartışmanın içine düştük. Bu çok acı…

    Konu Hakkında Teşekkür Edip Paylaşımcıya Destek Olabilirsiniz.
    Xarpetic
    +7
    Puanlar: 4784
    Kayıt Tarihi: 25.09.2012
    Kayıt Tarihi: Eklendi 16.08.2013 17:06:05 İp: Yorum: 5-
    bence mikail aslanin özüne yani zaza kimligine, yarimli bucuklu geri yönelmesi sahsi menfaati icabidir. müziginin dili ve o dilin ait oldugu kimlik kürtlerce hor göründügü icin, sanatci mesleginde istedigi kariyeri yapamama endisesine kapildigindandir bu hamle. yinede samimi ve net bir sekilde "ben kürt degil zazayim" derse, zazalarin onu bagrina basacaklarina inanip öyle olacagini umud ederim. Haydar Şahin , bey, dersimin alevi mezhebi elbette bazi bagnaz sunniler icin sorun teskil etmekte lakin, ayni, hatta kanimca daha asiri sekilde bazi bagnaz alevilerin de sunnilige duyduklari nefret de en az okadar sorun teskil etmekte. bu bizim en büyük milli sorunumuzdur suan. dolayisiyla bu hususu dürüst, sükunet ve samimiyetle islemek son derece vahimdir. bu konuda her iki taraf kendi üzerine düsen görevleri titizlikle yapmalidirlarki fitneye alet olmayalim. bagnazlik genelde cehaletten ibarettir. cehaletin ilaci ise egitimdir. hem sunni hemde alevilerde mezheblerin istismar edilmeside maalesef ayri bir aci gercek. bir komünist veya ateistin alevilik adi altinda islama hakaret etmesi nekadar sakincaliysa bir siyasetcinin bu mezhebleri isine alet etmesi okadar sakincalidir. son sözünüz ise bence cok dogru. eger bu farkliliklari hor degil hosgörebilirsek, bunlar bizim en degerli zenginligimiz olabileceklerinden hic kuskum yok. Mustafa , beyin de dedigi gibi; inanc bir tercihdir. dilse, kültür ve kimligin, yani milliyetin unsuru olan mirasdir.
    Alıntı Yap

    zazayım, sorumluluğumun farkındayım!
    Şahsen cevap Aşağı Yukarı Kişisel Bilgiler

    Mustafa (Misafir Yorumcu)
    Mustafa (Misafir Yorumcu)
    Kayıt Tarihi: Eklendi 14.08.2013 08:31:48 İp: Yorum: 4-
    Bir insan olara düşünce perpektifimden hareketle, dil bir halkın ortak paydasıdır.Din bir tercihdir alevi ve kızılbaş kardeşim bir zaza olarak kesinlikle inancınıza veya dersimli olmanız zerre kadar bir ayrıma tabi tutmak insalık suçu olarak telaki ediyorm.Aleviler kendi inancınızı özgürce yaşamanızı cani gönülden istiyorum ve destekliyorum.Mazlumun inancı sorulmaz.Kürtler hep mazlum rolunü oynadılar elerine fırsat geçtimi hemen herseke kürt demeye başladılar.Öyle garip bir dünemi yaşıyoruz unutulmasın kürtlerin elde ettiği haklar zazaların kanına borçludurlar ve herkes bunu beynine nakş etsin eğer zaza halkların varlığını inkar ediliyorsa o zaman kürtlerin özgürlük talepleri zazaları hiç ilgilendirmez.Heresk kendi yoluna devam etsin
    hak şımara razivu
    alevi,kızılbaş,zunni zaza bıraye yobini
    Alıntı Yap
    Şahsen cevap Aşağı Yukarı

    Misafir Yorumcu (Misafir Yorumcu)
    Misafir Yorumcu (Misafir Yorumcu)
    Kayıt Tarihi: Eklendi 14.08.2013 01:03:47 İp: Yorum: 3-
    sevgili mikail'in tavri ve durusu saygiyi hakediyor aslolan her kesimden zazanin birbirini daha iyi anlamasi birbirine karsi daha hosgorulu olmasi agir sorunlarimizin cozumunde mihenk tasi olacaktir
    Alıntı Yap
    Şahsen cevap Aşağı Yukarı

    Haydar Şahin (Misafir Yorumcu)
    Haydar Şahin (Misafir Yorumcu)
    Kayıt Tarihi: Eklendi 13.08.2013 16:39:58 İp: Yorum: 2-
    Kürt müziği politik bir kimlikten de soyunmakta güçlük çekmedi mi?

    Benim açımdan bu iş biraz daha zor. Biz sanatçı olarak algılanamıyoruz. Çünkü bizim dilimizle beraber, taşınan büyük sorunlar var. İnsanlar bizim müziğimizden önce bizim siyasal düşüncelerimizle ilgileniyor. Bizim sanatımıza sıra gelmiyor. Türkler içinde Kürt olmak, Kürtler içinde Zaza olmak, Zazalar içinde Dersimli olmak, Dersimliler içinde Alevi olmak… Müziğin o kadar dezavantajları varken, bizim müziğimizin sanat kriterlerine göre değerlendirilmesi çok zor.

    Surulan soryuya Mıkail Aslan verdiği cevap yerinde bir cevaptır.
    Kürtler Zazaları kabül etmiyor, Dersim alevi olduğu için sunni Zazalar tarafından sahiplenmiyor, Dersim Solcu ve Türk Ulusculuğu ve Kürt Ulusculuğundan dolayı Zazalığı ve Aleviliği kabül görmiyor.
    Mıkail Aslan'ın Zaza ve kimliğinde netleşme beni sevindirdi. Mıkail Aslanın bu doğru duruşu genel Zazalar ve Sunni (dindar) Zazalar arasında da Aleviliği daha rahat anlamaya çalışacaklarını düşünüyorum.Bu yönde gayret göstereceklerini, samimi olacaklarını ve çaba göstereceklerini umut ediyorum. Zaza halkının sanatçıları kendi halkını savundukça, dilinde muzik yaptıkça hak ettikleri övgüyü ve değeri alacakalar. Zaza halkının birliği gerekli ama kuru kuruya sadece Zazayım demekle olmıyor ve birbirinin coğrafik isimlerine, inanç farkına, yerel adlarina sahip çıkarak ve birlik bu şekilde olacağını herekes görürse Zaza ulusal davası çok daha erken sağlanacağını bilmeliyiz. Farklı yanlarımızı dezavantj ögrmiyelim ve avanatj olarak görelim.
    Alıntı Yap
    Şahsen cevap Aşağı Yukarı

    zaza12 (Misafir Yorumcu)
    zaza12 (Misafir Yorumcu)
    Kayıt Tarihi: Eklendi 13.08.2013 12:20:45 İp: Yorum: 1-
    babam zaza annem kürt demiştiiiiii
    Alıntı Yap
    Şahsen cevap Aşağı Yukarı

    Adınız:
    Yorum:
    Gülücük - 01 Gülücük - 02 Gülücük - 03 Gülücük - 04 Gülücük - 05 Gülücük - 06 Gülücük - 07 Gülücük - 08 Gülücük - 09 Gülücük - 10 Gülücük - 11 Gülücük - 12 Gülücük - 13 Gülücük - 14 Gülücük - 15 Gülücük - 16 Gülücük - 17 Gülücük - 18 Gülücük - 19 Gülücük - 20 Gülücük - 21 Gülücük - 22 Gülücük - 23 Gülücük - 24 Gülücük - 25 Gülücük - 26 Gülücük - 27 Gülücük - 28 Gülücük - 29 Gülücük - 30 Gülücük - 31 Gülücük - 32
    Yüklenen dosyalar hakkında bilgi
    İzin verilen dosya türleri: gif, jpg, jpeg, png, zip, rar
    Yüklenen modül dosyalarının maksimum boyutu: 100 MB
    Maximum dosya boyutu: 1 MB
    Maximum Resim Genişliği: 500 px
    Maximum Resim Yüksekligi: 500 px
    Aynı anda yüklenecek edosya sayısı: 10

          Ekle  Reset

     


    Güvenlik Kodu:
    Güvenlik Kodu
    Güvenlik Kodu:
    Haftanın Haberleri
    ÇOK OKUNANLAR
    Bu Hafta
    Karışık Haberler

    Son Yorumlar
    06.10.2014 Misafir Yorumcu
    Zazaların Horasan’dan Anadolu’ya Yolculuğu-1
    Yorumu Okumak icin Tikla

    03.10.2014 Misafir Yorumcu
    “Bir avuç zevat Bingöl’de taş üstüne taş koymadı”
    Yorumu Okumak icin Tikla

    01.10.2014 Misafir Yorumcu
    ALMANYA/GLADBECK´DE DERSİM FESTİVALİ Mİ VARDI?
    Yorumu Okumak icin Tikla

    20.09.2014 ıkl
    Zazaca atasözleri ve deyimler kitabı çıktı
    Yorumu Okumak icin Tikla

    14.09.2014 Misafir Yorumcu
    Burası Karlıova Şaşırmamak Lazım
    Yorumu Okumak icin Tikla
    Tüm Hakları Saklıdır © E-mail : tagefe@hotmail.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Powered by Faruk Özdemir
    Powered by Turk-CMS © 2011